18 Ocak 2019 Cuma

AYDİLGE VE HALİL SEZAİ ''AŞK YÜZÜNDEN'' BİR ARADA



Aydilge ve Halil Sezai uzun zamandır süren arkadaşlıklarını, yakında çıkacak olan Aşk Yüzünden adlı düetleriyle müzikal bir boyuta taşıdılar.



Çok yakında dinleyiciyle paylaşacakları bu özel şarkıya Beykoz'da özel bir çiftlikde klip çeken Aydilge ve Halil Sezai, soğuk hava ve yağmura rağmen, beraber olmaktan çok  mutluydular. Erdi Sevinç yönetmenliğinde çekilen klibin setinde Aydilge'nin çok iyi bir şair, besteci ve çok özel bir ses olduğunu dile getiren Halil Sezai, ''Aşk Yüzünden'' şarkısının da kesinlikle kalplere dokunacağına inandığını dile getirdi.

Aydilge ise hem müzisyen hem de insan olarak çok büyük sevgi duyduğu Halil Sezai ile beraber şarkı söylemenin kendisi için büyük anlam taşıdığını anlattı.

Sözleri Aydilge'ye, beste ve düzenlemesi Samuray Gökçe'ye ait olan şarkının yalnızlık ve kalp kırıklığı temalı klibinin sonunda izleyiciyi bir de sürpriz bekliyor. Ne olduğu hakkında sır vermeyen Aydilge ve Halil Sezai, Aşk Yüzünden düetini dinleyicileriyle paylaşmak için gün sayıyor.

SAĞLIKLI YAZ DETOKSU İLE KİLOLARA VEDA EDİN…



Şubat ve Mart ayı itibarı ile kadın ve erkeklerin sağlıklı kilo vermek ve yaz aylarına daha fit girebilmek için çaba sarfettiğini hepimiz biliyoruz. Hatta bunun için çeşitli tehlikeli yiyecek ve içecekleri tercih eden yüz binlerce insan var. Bilinçsiz ameliyat yöntemleri de bu tehlikeli yöntemlerden sadece biri.
Uzman diyetisyen Mahir Tekgöz’den yaza hazırlanırken bilinçli ve sağlıklı detoks ve beslenme önerileri;


Neden Detoks? Karaciğer ve Böbrekler Bu Görevi Yerine Getiremiyor Mu?
Detoks vücudun toksinlerden arınması anlamına geliyor. Peki vücudumuz  kendi kendine toksinlerden arınamıyor mu? Evet, arınıyor. Vücudumuzun çok bir güzel detoksifikasyon sistemi var. Bu süreçte en önemli rolü karaciğer ve böbrekler üstleniyor. Karaciğer ve böbrekler vücudumuzu arındırma işlevi görüyor. Fakat günlük hayatımızda maruz kaldığımız egzoz dumanı, sigara ve bazı gıdalardan aldığımız katkı maddeleri nedeniyle böbreklerimiz ve karaciğerimiz arındırma işlevini tam olarak gerçekleştiremiyor. Bu nedenle bizim de vücudumuza ihtiyaç duyduğu miktarda su, besin ve mineralleri vermemiz  gerekiyor. Peki nasıl?  vücudumuzun toksinlerden arınması ve sağlıklı çalışması  için ayın belli günlerinde 5 günlük detoks programları uygulanması gerekir .  Özel olarak hazırlanan detoks içeceklerini, mevsiminde taze sebze ve meyveleri kullanarak coldpress dediğimiz soğuk sıkım yöntemle hazırlanmasıgerekir.. Bu içeceklerin yardımıyla karaciğer ve böbreklerimizi toksinlerden arındırabiliriz

Az Az ve Sık Sık Yemek Zayıflatır Mı? Yiyeceklerin Kalori Değerleri Mi Yoksa Vücutta Ne Şekilde Kullanıldığı Mı Önemli?
Yemek yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır ve kişi acıktığında yemelidir. Zayıflama ve sağlıklı beslenmede en basit kural vücuttan gelen açlık sinyallerine duyarlı olmak ve acıktığımızda sağlıklı gıdalarla açlığa yanıt vermeyi becerebilmektir. İşin püf noktası açlığı ertelememek gerektiğidir. Genellikle sabah ve öğle arasındaki süre kısa olduğu için  bu arada bir şey yemeye gerek yoktur. Öğle ve akşam arasındaki süre uzun olduğu içinse ikindide bir şeyler yemek, akşam yemeğini daha az yemenize neden olacaktır. Akşam yemeğinden sonra bir şeyler yememek gerekir. Sürekli yemek, vücutta insülin hormonunu  uyarır.İnsülin depolama hormonudur. Sürekli yemek, bu hormonun sürekli salgılanmasına neden olur ve vücuda giren yiyecekler daha çabuk depo edilir. Kişi daha çabuk acıkır. Bu nedenle sık sık, az az yemek daha çok yeme ihtiyacı doğurur ve daha çok şişmanlatır. Bunun yanında yiyeceklerin kalori içeriğinden çok vücuttaki etkileri önemlidir. Bu yiyecek vücutta yağların yıkımına mı neden oluyor yoksa depolanmasına mı? Asıl dikkat etmemiz gereken budur.


15 Ocak 2019 Salı

MÜZİK ONAİR ÖDÜL TÖRENİNE HAZIR MISINIZ?




Türkiye’nin en görkemli ve seçkin ödül törenine hazır mısın? Türkiye’nin en iyi radyo ve müzik platformu olan Müzik OnAir tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Radyosu (BAU Radyo) ile birlikte bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan ödül töreninde, 16 kategoride müzik, 4 kategoride radyo olmak üzere toplam 20 kategoride 2018 yılının en iyileri ödüllendirilecek!..


Mesleğinde uzman 20 seçkin jüri, her kategoriden 10 adayı belirleyecek. Belirlenen adaylar halk oylamasına sunulacak.

Kazananlar 28 Ocak 2019 Pazartesi akşamı görkemli bir törenle açıklanacak.

Ceyhun Yılmaz ‘ın sunacağı Ödül töreni saat 20.00'de Net D Müzik Youtube kanalından canlı yayınlanacak.

Halk oylamasına katılan finalistleri belirleyen jüri şu isimlerden oluştu :

 Jüri Kurulu;

1.Ali Eyüboğlu

2- Bay J

3- Behzat Gerçeker

4- Erhan Bayrak

5- Ertuğrul Özkök

6- Hakan Eren

7- Hakan Ural

8- Mehmet Coşkundeniz

9- Özcan Beylan

10- Selim Çaldıran

11.Prof Dr Hasan Kemal Suher -İletisim Fakültesi Dekanı

12- Turgay Polat – Kurumsal İletişim Direktörü ve BAU Rektör Danışmanı

13- Mehmet Güler – Bau Radyo Danışmanı

14- Tansu Alparslan – Bau Radyo Direktörü

15- Burak Yıldız – Bau Radyo ve İletişim Öğrenci Kulübü Başkanı

16- Nilay Oğuz – Bau Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi

17- Yeşim Pekiner -Bau Jazz Akademisi Direktörü

18- Kenan Sayıcı – Bau Öğretim Üyesi ve Bau Türk Müzik topluluğu başkanı

19- Mustafa Kayserilioğlu – Bau Müzik Öğrenci Kulübü Başkanı

20- Nilay Ulusoy – Bau İletişim Fakültesi Radyo TV Bölüm Başkanı

21- Prof.Dr. Haluk Gürgen - BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Danışmanı

Kategoriler;

1-En İyi Türkçe Müzik Radyosu

2-En İyi Yabancı Müzik Radyosu

3-En İyi Üniversite Radyosu

4-En İyi Radyo Programcısı

5-En İyi Erkek Pop Müzik Sanatçısı

6-En İyi Kadın Pop Müzik Sanatçısı

7-En İyi Rap Müzik Sanatçısı

8-En İyi Türk Halk Müziği Sanatçısı

9-En İyi Çıkış Yapan Sanatçı

10-En İyi Grup

11-En İyi Müzik Prodüktörü

12- En İyi DJ

13-En İyi Düet Şarkı

14- En İyi Cover Şark

15-En İyi Şarkı

16-En İyi Klip

17-En İyi Söz Yazarı ve Besteci

18-En İyi Albüm

19-En İyi TV Müzik Kanalı

20-En İyi Single - Maxi Single


11 Ocak 2019 Cuma

DİYETİSYEN BAŞAK GÜNAY KIŞIN HASTALIKLARDAN KORUNMANIN 5 ALTIN KURALINI AÇIKLADI…



Kışın yakamızı bırakmayan hastalıklardan korunmak aslında sanıldığı kadar da zor değil. Diyetisyen Başak Günay kışın hasta olmamak ve bağışıklığı güçlendirmek için altın değerinde 5 kuralını paylaştı. İşte Başak Günay’ın hastalıklardan koruyan kış reçetesi.


Öğün atlamamanın hastalılardan korunmak için birinci kural olduğunu ifade eden Günay,” ikinci kural olarak; ana öğünlerde süt, et, sebze, tahıl grubuna dengeli bir şekilde yer verin, ara öğünlerde meyve tüketerek günlük hem protein hem posa alımınızı dengeleyin.” dedi.

Günlük beslenmenizde bu gıdalara yer vermeye çalışın.

Üçüncü kural olarak günlük beslenmede olmazsa olmaz gıdaları sıralayan Başak Günay; sarı-turuncu meyve ve sebzelerden domates, havuç, kabak, elma, şeftali, nar, portakal gibi besinlerin yanı sıra;
-          Yeşil lifli sebzeler (marul, roka, tere, nane gibi),
-          Kükürtlü sebzeler (brokoli, kale, karnabahar gibi),
-          Soğan, sarımsak,
-          Yoğurt ve fermente gıdalar (turşu, kefir gibi),
-          Balık ve balık yağı,
-          Zeytin ve zeytinyağı,
-          Yeşil çay, beyaz çay gibi çaylar gibi gıdaların içerdikleri değişik antioksidan bileşikler sayesinde vücudun arındığını ve hastalıklara karşı korunduğunu kaydetti. Günay,” Özellikle kanser, kardiyovasküler hastalıklar, şeker hastalıklarına karşı korur. Ayrıca menapoz semptomlarının hafifletilmesi, osteoporozun önlenmesi ve göz sağlığının korunmasında etkilidir.” şeklinde konuştu.

Yemeklerinize, salatalara bu baharatları eklemeyi unutmayın.

Yemek ve salatalarda baharat kullanımının önemine değinen beslenme ve diyet uzmanı verdiği bilgilere şöyle devam etti.
  • Biberiye ( karnosol, karnosik asit ve rosmarinik asit ),
  • Kekik ( timol ve karvakrol ),
  • Karanfil ( Eugenol ),
  • Adaçayı ( karnosol, karnosik asit ve rosmanol ),
  • Zerdeçal ( kurkumin ) içeriğindeki antioksidan bileşikler ile yukarıda bahsedilen faydalara ortak olur.
Kış aylarında su içmeyi ihmal etmeyin.

Kış aylarında su içmenin sağlık açısında önemine değinen Günay,”Su ihtiyacı yaz-kış değişmiyor hatta su içmek cildimizin neme ihtiyacı arttığı için kışın daha önemli bir hal alıyor. Çünkü su; vücudun dengesi, kalori kontrolü, elektrolit dengesi ve kaslar için enerji, cilt güzelliği, böbrek sağlığı, kan hacminin düzenlenmesi ve beyin sağlığı, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi gibi birçok metabolik olayda bize yardımcı oluyor.
Su ihtiyacı sağlıklı bireyler için günde en az 2 litre diyoruz, tabii cinsiyet, ağırlık, beslenme, fiziksel aktivite düzeyi, iklim koşulları gibi pek çok faktör bunu değiştiriyor. Örneğin; protein ve tuz tüketiminiz faylaysa sıvı gereksiniminiz daha fazlalaşır. Egzersiz yapılan zamanlarda da yine su ihtiyacınız artar. Peki su içimimizi biraz daha arttırmak için neler yapabilirsiniz? Uyandığınızda su içmeden yataktan çıkmayın, su içmeyi eğlenceli hale getirin (neşeli bardaklarla-şişelerle veya sevdiğiniz meyve-sebzelerle zenginleştirerek), gözünüzün önünde hep su bulundurun (masada, arabada, çantada…), su içmek için hatırlatıcı uygulamaları da kullanın. Bende en çok işe yarayan yöntem buydu!” dedi.

PROF. KALKO: “İNMEDEN KORUNMAK İÇİN ‘ŞAH DAMARI ULTRASONU’ HAYATİ ÖNEME SAHİP”…



Şah damarı kaynaklı inmeler günden güne artış gösterirken uzmanlar erken tanının hayati önemine vurgu yapıyor. Prof. Kalko şah damarı kaynaklı inmeyi önlemek için ‘Şah damarı ultrasonunun’ 50 yaşından sonra mutlaka checkup programlarına dahil edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.


Yaşlılık hastalığı olarak bildiğimiz inme günümüzde genç yaşlarda da görülmeye başladı. Genetik faktörler, yüksek tansiyon, diyabet, düzensiz beslenme, hareketsizlik, sigara gibi sorunlar ise inmeyi tetikliyor. Konu ile ilgili bilgi veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko,” İnmenin yaşlılık hastalığı olarak bilindiği genel kanı eskilerde kaldı maalesef. Günümüzde genç yaşlarda da inmeye rastlayabiliyoruz. Sağlık bakanlığının son verileri de tabloyu açık olarak önümüze seriyor. Türkiye’de her yıl 150 bin kişinin çeşitli sebeplerle felç geçirdiğini gösteren verilen bunların yüzde 70’nin şah damarı kaynaklı inmelerden oluştuğunu bize söylüyor. Hal böyle olunca koruyucu hekimliğin önemi artıyor. Hem biz hekimler hem de hastalar ve yakınları inmeye karşı uyanık olmak zorundalar. Bu anlamda daha fazla bilinçlendirme ve farkındalık kampanyaları yapmak zorundayız.” dedi.
Bu hayati 5’li ezberletilmeli.
Risk altındaki kişilere inmenin belirtilerini ezberletmek gerektiğinin önemine değinen Kalko,” Ben bu belirtilere hayati 5’li diyorum. Halkın bunları ezbere bilmesi gerekir. Aynı kalp krizinin belirtilerini ezberletmeye çalıştığımız gibi inmenin de belirtilerini halka ezberletmemiz lazım. Nedir bu belirtiler? Baş dönmesi, geçici konuşma bozukluğu, geçici görme kaybı, kol ve bacakta güçsüzlük, geçici şuur kaybı. Hasta bunlardan herhangi birini ya da herhangi birkaçını yaşadığı anda aklına mutlaka şah damarı muayenesi gelmeli. Çünkü erken tanı ile bu hastalığın önüne geçilebilir. Gerek medikal tedavi gerek hastanın durumuna göre stent ya da açık cerrahi ile şah damarının tamamen tıkanması ve felç gelişmesi önlenebilir.” şeklinde konuştu.

Checkup’lara şah damarı ultrasonu mutlaka dahil edilmeli.
Checkup programlarında şah damarı ultrasonun dahil edilmediğini ve bu yüzden şah damarı darlığı vakalarını atlanabildiğini ifade eden Prof. Kalko,” 50 yaşından sonra eğer bir kişinin ailesinde; anne, baba, dayı, amca, teyze gibi yakınlarında inme hikayesi varsa kişinin şikayeti olsun ya da olmasın her sene mutlaka şah damarı ultrasonu yaptırmasında fayda var. Öte yandan yüksek tansiyon hastaları, şeker hastaları, kalp hasları, düzensiz beslenenler, sigara içenler, hareketsiz yaşayanlar, aşırı strese maruz kalanlar da mutlaka şah damarı ultrasonu yaptırmaları gerekir.” şeklinde bilgi verdi.

Bu hastalar düzenli yaşamak zorundalar.
Hastalıklardan korunmak için en önemli faktörlerden birinin de düzenli yaşam olduğuna dikkat çeken başarılı cerrah,” Bu hastalar hayatlarında bir düzen oturtmak zorundalar. Düzenli doktor kontrolü onlar için çok önemli. Tedavilerini aksatmadan almaları gerekir. Beslenmelerini mutlaka buna göre düzenlemeleri gerekir. Ağır, yağlı, unlu, şekerli, aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınmaları gerekir. Akdeniz usulü beslenmeyi alışkanlık haline getirmeleri gerekir. Hareketsizlik damarların en büyük düşmanı. Bu yüzden her gün düzenli yürüyüş ya da egzersizi yaşam biçimi haline getirecekler. Sigarayı mutlaka bırakacaklar. Stres kontrolünü sağlamayı öğrenmeleri gerekir. Bunun için hobi geliştirin. Kitap okuyun, resim yapın, müzik dinleyin, dans edin, sosyal sorumluluk projelerine katılın, hayvan besleyin, çocuklarla daha fazla vakit geçirin. Bunlar sizi hayata karşı daha pozitif yapacaktır.” ifadelerini kullandı.


EMRE KAYA: 'KAYAHAN BENİM İLHAM KAYNAĞIMDI!'




Ünlü sanatçı Emre Kaya TRT Müzik ekranlarında her çarşamba canlı yayınlanan 'Emre Kaya Apayrı' programında çarpıcı açıklamalar yaptı. Ünlü sanatçı; 'Ben buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim, bana kimse destek olmadı. Bende bu yüzden sesi çok güzel olan ancak kendisini gösterme fırsatı bulamayan gençleri programıma konuk olarak davet ediyorum' dedi.

Şarkıcı kimliğinin yanı sıra besteciliğiyle de Türkiye'nin en önemli starlarına şarkılar veren Emre Kaya; 'Besteciliğimin gelişmesinde Kayahan'ın rolü çok büyüktü. O'nu çok seviyorum. Onun şarkılarını dinleyerek kendimi geliştirdim. Onun vefat ettiği gün, konserimi iptal ettim. O benim İlham kaynağımdı' diyerek Kayahan'ın şarkılarından bir potpori sundu ve led ekranda Kayahan'ın fotoğraflarını ekrana verdi.

REYTİNGLER İYİ GELİNCE, TRT PROGRAMI UZATTI!

Öte yandan programın reytingleri beklenenin üzerine çıkınca TRT, Emre Kaya’nın gösterdiği bu başarıdan dolayı yeni dönemde de programı uzatma kararı aldı...
Programın ardından stüdyodaki hayranlarının isteğini kırmayarak onlarla fotoğraf çektiren Emre Kaya, bu anlamda da herkesin gönlünü fethetti.

8 Ocak 2019 Salı

TED KONFERANSINDA AYDİLGE DAMGASI



Dünyaca ünlü TED konferanslarının Türkiye ayağında, müzisyen ve yazar kimliğiyle gençlerin rol modeli olan Aydilge, konuşmacı olarak sahne aldı. Dünyanın önde gelen düşünür ve sanatçılarının katıldığı ''Way Out'' (Çıkış Yolu) temalı konferans, Ankara Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşti.

Bugüne kadar Bill Gates, Al Gore, Ngozi Okonjo-Iweala, Isabel Allende ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown gibi önemli isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı konferansın 2019 Türkiye/Ankara ayağına, Aydilge'nin ''Evham ve Korkularla Barışmak'' başlıklı konuşması damga vurdu. Müzisyen kimliğinin yanı sıra, üniversitesini ve yüksek lisansını birincilikle bitirerek önemli akademik başarılara imza atan ve ilk romanı hala üniversitede kaynak kitap olarak okutulan Aydilge, duygusal olduğu kadar bilimsel de olan bir konuşmaya imza attı.
Eşini Ağlattı.

Günümüzde pek çok insanın sorunu haline gelen panik atak ile ilgili kendi deneyimlerini paylaşan Aydilge, kişisel mücadelesini açık yüreklilikle anlattığı için de herkesi duygulandırdı. Aydilge'yi, keman sanatçısı eşi Utku Barış Andaç da en ön sıradan izledi. Aydilge'yi izlerken çok duygulanan Andaç, göz yaşlarını tutamadı. Sonrasında harika bir keman performansıyla sahne alan Andaç, Aydilge ile beraber dinleyiciyi mest etti. 

Konferansı salonda yaklaşık bin kişi izlerken, internet üzerinden yapılan çevirili canlı yayında oturumlar, milyonlarca kişiye ulaştı. Konuşmanın tamamı, yakında konferansın resmi sitesinde de yayına girmiş olacak.