14 Kasım 2019 Perşembe

İREM DERİCİ’NİN "TEK TABANCA" SARKISININ SAHİBİ EMRAH DEMİRALP KENDİ SINGLE’NI YAYIMLADI!




Daha önce yaptığı akustik çalışmalarla sosyal medyada dikkat çeken , geçtiğimiz yıl İrem Derici’ ye verdiği şarkısı ‘’Tek Tabanca’’ ile başarısından söz ettiren  besteci,söz yazarı  ve prodüktör  Emrah Demiralp; ilk single’ ı “Güzel Kadın”ı yayımladı.
Sözü ve müziği Turgut Raviş’e ait olan  ‘’ Güzel Kadın ‘’ adlı şarkıya   Utku Çılgın   yönetmenliğinde klip çekildi.Video Klip de ise Emrah Demiralp’e Polonyalı model Polina Chepurnova eşlik etti.
“Güzel Kadın” single’ının kapak resmi ise, efsane prodüktör Nino Varon’nun yaptığı ve Demiralp’e hediye ettiği bir kadın resmi.
Emrah Demiralp ‘in özel yorumu ile ‘’GÜZEL Kadın ‘’aynı zamanda kendi yapım  firması  olan ‘’Müzikal İşler Production’’  etiketi ile tüm dijital platformlarda yerini aldı.

REYNMEN’DEN SONRA OĞUZHAN KOÇ VE İBRAHİM BÜYÜKAK İLE DEVAM EDİYOR…



Geçtiğimiz haftalar da Reynmen ile 2020 yılının Nisan ayında Avrupa’ da Reymen Dev Konser anlaşması imzalayan  Riba Events ve Back Drop Media ; hafta sonu yaptıkları toplantı da verdikleri bu fotoğrafla toplu anlaşmalarını kutladılar.  Riba Events ve Back Drop Media resmi sosyal medya sayfalarından yaptıkları açıklamalarda: 2020 yılında Oğuzhan Koç’la   Avrupa’ da büyük konserler vereceklerini aynı zamanda İbrahim Büyükak’la da farklı bir konsept yapacaklarını duyurdular.

11 Kasım 2019 Pazartesi

HİSTAMİN ALERJİSİ İLE NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?



Deride kızarıklık, kaşıntı, hazımsızlık, hapşırma, göz sulanması ve döküntü gibi belirtiler veren Histamin alerjisi ile ilgili İç Hastalıkları ve İmmünoterapi Uzmanı Dr. Ülkü Görmez faydalı bilgiler paylaştı. Histamin elerjisinden şüpheleniyorsanız ne yapmanız gerekir? Histamin alerjisi tanısı konulduktan sonra hangi besinlerden uzak durmak gerekir hangi besinleri tüketmek gerekir? İşte o faydalı açıklamalar…
“Histamin alerjisi, alerji mekanizmalarının temel türlerinden biri olup bağışıklık sistemi hücrelerinin yanlış çalışmasından oluşur. Histamin, salgılandıktan kısa bir süre sonra kan damarlarını genişletmeye ve deride kızarıklık ve kaşıntıyı tetiklemeye başlar. Histamin alerjisi, kendisini kızarıklık ve kaşıntı haricinde, hazımsızlık, hapşırma, göz sulanması ve döküntüyle de belli eder. Kimi zaman ev ve çiçek tozları, hayvan tüyleri ve çeşitli kimyasallar bu alerjinin tetiklenmesine yol açabilir.
Diaminoksidaz (dao) üretiminin durması sadece ince bağırsaktaki bir sorundan değil, vücuttaki bazı vitamin ya da çeşitli maddelerin eksikliği ya da fazlalığı durumunda da ortaya çıkabilir. B6 ve C vitamini eksikliği, aşırı histamin tüketimi, vücutta toksik madde artışı (kalın bağırsakta mantar oluşumu ya da midede ülsere sebebiyet veren bakterilerin oluşumu sonrası toksik madde artışı görülür.) Diaminoksidaz üretiminin düşmesine sebebiyet verir ve histamin vücutta tek başına alerjik rahatsızlıklara sebep olur.
Histamin artışı yapan gıdalara dikkat!
Şarap, bira, tüm alkollü içecekler, yıllanmış peynir (gouda, permesan , gravyer, eski kaşar, küflü peynir vs), maya içeren gıdalar, lahana turşusu başta olmak üzere turşular, ıspanak, domates, yoğurt, zeytin, krema, mayonez, ketçap, hardal, sirke ve sirke içeren tüm soslar, konserve yiyecekler, salam sosis pastırma , işlenmiş etler, füme et, balık, tavuk, hindi, patlıcan, mantar, avokado, uskumrugiller, hamsi, ton balığı, beklemiş meyve suları ve bazı ilaçlar
Alerji semptomlarını ağırlaştırabilen ve vücudun histamin salgısını arttıran besinler:
Muz, süt, çikolata, deniz ürünleri, çilek.
Histamin allerjimiz olduğundan şüpheleniyorsak önce bir doktora giderek muayene olmalı testler yaptırmalı tanımızı kesinleştirmeliyiz. Tanımız kesinleştikten sonra yukarıda bahsedilen gıdalardan uzak durmalı ve bazı gıdaları da beslenme menümüzde arttırmalıyız.
Antihistaminik gıdalar (histamin allerjisini yenmek için tüketebileceğimiz gıdalar):
Vitamin C kaynağı turunçgiller, kivi, maydanoz, kuşburnu, soğan, sarımsak, elma, kuru baklagiller, böğürtlen, omega3-6 kaynağı besinler, ısırgan otu, papatya, meyan kökü (lisorice), kekik, lavanta çayı ve yeşil çay.”


6 Kasım 2019 Çarşamba

KEMİK TOZUNDAN GELEN GÜZELLİK…



Ciltte zamanla meydana gelen düşmeler ve sarkmalar hepimizin ortak sorunu. Tüm bunlar sadece gençliğimize gölge düşürmekle kalmıyor aynı zamanda daha üzgün, daha yorgun hatta daha mutsuz bir yüz ifadesine bürünmemize neden oluyor. Böyle durumlarda da çareyi medikal estetik ya da estetik cerrahi uygulamalarında arıyoruz. Geliştirilen pek çok yöntemden bahsedebiliriz ancak son dönemin gözde uygulamalarından biri Mineral Doldu Radiesse. Kemik tozu uygulaması olarak adlandırılan yöntem adeta mucizevi sonuçlar veriyor. Özellikle yanak belirginleştirme ve kaldırma ile çene ucu belirginleştirmede kullanılan yöntem aynı anda hem yüz hatlarını toparlıyor hem de cildi canlandırıyor. Konunun ayrıntılarını İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstürkiktif ve Estetik Cerrahi ABD Başkanı Doç. Dr Harun Çöloğlu anlattı.

“Geçtiğimiz 10 yıl boyunca  yüze uygulanan dolgu maddelerinde yaşanan kötü tecrübelerden sonra FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) bazı komplikasyon riski yüksek dolgu maddelerinin Amerika’da kullanımını durdurdu. Bazı dolgu maddeleri, hastaların yüzlerinde kalıcı problemler neden oldu ve kötü görünümler meydana geldi. Ayrıca bu tür uygunsuz dolgular sadece sertleşmekle kalmayıp zamanla enfekte olmakta, nadiren konuldukları yerlerde kalmayıp yüzde yer değiştirmekteydiler. İşte burada FDA’nın da izni olduğu güvenli olarak kullanılabilen kemik tozu Radiesse dolgudan bahsedeceğiz.

Deri kalitesini arttırır ve sıkılaştırır.

İçerik olarak deri altı minerallerden ayrıştırılarak elde edilen, Kalsiyum Hidroksiapatit kürecikleri (kemik tozu) olan bir dolgu maddesidir. Pasifik okyanusundaki mercanlardan elde edilen doğal bir kireç içeriyor. Dolgu olarak uygulandığında hastanın kendi doğal kollajen üretimini arttırır.  Deri kalitesi artar ve sıkılaşır. Sarkan kısımlarda belirgin toparlanma olur. Ayrıca piyasadaki dolgular arasında kaldırma (Lifting) etkisi en büyük olan dolgudur. 

Diğer dolgulara nazaran etki süresi iki kat daha fazladır.

Maliyeti diğer doğulara (Hyaluronik asit bazlı) göre yüksektir ama etki süresi iki katıdır, hem de en az iki katı kaldırma ve hacim sağlar. Yani fiyat- performans olarak çok iyi bir dolgu.
Özellikle yanak belirginleştirme, kaldırma ve çene ucu belirginleştirmede kullanılmaktadır. İşlem yapılır yapılmaz etkiyi görebilirsiniz. Etki süresi ortalama 2 yıl kadardır. Aynı zamanda el sırtı kırışıklığını düzeltme de, nazolabial sulkus belirginliğini azaltmada, marionette çizgilerini, akne skarlarını, vertikal dudak çizgilerini gidermede kullanılabilir.

Çene ve elmacık kemiği protezlerini gölgede bırakan bir yöntem.

Artık çoğu hastada çene ve elmacık kemiği protezlerine gerek kalmıyor, burun ameliyatları sonrasında oluşan deformasyonlar için yeni bir operasyona ihtiyaç duyulmuyor. Radiesse’nin en önemli özelliklerinden biri hacim artırıcı etkisidir. Önceki yıllarda ameliyatla takılan çene ve elmacık kemiği protezlerini de ortadan kaldıracak bu yöntemi, hastalar da pratik olması nedeniyle tercih ediyor.

Uygulama sonrası etki hemen görülüyor, kişi hemen sosyal yaşantısına dönebiliyor.

Deri bir lokal anesteziyle uyuşturulduktan sonra Radiesse, ince bir iğneyle yüz derisi altına mümkün olduğu kadar derine uygulanıyor. Radiesse’in diğer dolgu maddelerinden farklı olarak kemiğe yakın olarak uygulanması veya çok katmanlı (multilayer) yapılması gerekiyor. Bu sayede dışarıdan belli olmayıp doğal bir görünüm sağlıyor. Radiesse uygulamasından sonra sonuç hemen görülür ve hasta günlük yaşantısına dönebilir. Bu uygulama sonucu, yaşlanma sonucu azalmış olan yüz dokusu yerine konuyor ve yüzünüzdeki oranlar ideal ölçülere ulaşıyor.”




MR. JADE OYUNCU OLUYOR





Ünlü işadamı ve şarkıcı Mr. Jade, art arda gelen teklifler üzerine oyunculuğa yeşil ışık yaktı. Sanatçı, sürpriz bir projeyle seyirci karşısına çıkacak.


Müzik çalışmalarıyla yurtdışında ünlenen ve kariyerine artık Türkiye’de devam eden Mr. Jade, oyunculuğa yeşil ışık yaktı. Şarkılarının yanı sıra imza attığı sosyal sorumluluk projeleriyle de adından sıkça söz ettiren sanatçı, son dönemde sinema ve dizi yapımcılarının radarına girdi.

SEVENLERİNİ ŞAŞIRTACAK

Yapımcılardan art arda teklifler alan Mr. Jade şimdilerde projeleri değerlendirme aşamasında. Sürpriz bir projeyle sevenlerini şaşırtmak isteyen ünlü sanatçı, bakalım aldığı tekliflerden hangisini kabul edecek...

BACAKLARDA ŞİŞME VE AĞRI AKCİĞER KANSERİ BELİRTİSİ OLABİLİR…


Bacaklardaki ağrı ve şişme şikayeti akciğer kanseri belirtisi olabilir. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Özkan Demirhan konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 

“Akciğer kanserli hastalarda toplardamar tıkanıklıkları çok rastlanan bir durum. Bu yüzden bacaklarda ağrı ve şişme şikayetlerini dikkate almak gerekiyor. Derin ven trombozu denilen bu durum zamanında önlem alınmazsa akciğer embolisine neden olup hayati sonuçlar doğurabiliyor. Kanserli hastalarda toplar damar tıkanıklıklarına çok sık rastlıyoruz. Kanser hastalarının kanındaki yapısal bozukluklar, pıhtılaşmaya olan eğilimlerden dolayı toplar damarlarda pıhtılaşmadan dolayı sıkıntılar yaşanabiliyor. Özellikle akciğer kanserli hastalarda toplar damar tıkanıklığı akciğer kanserinin bir işareti olabiliyor. Bu nedenle bacaklardaki şikayetleri atlamamak gerekir. Derin ven trombozu dediğimiz bacaktaki toplar damar tıkanıklığından dolayı bacaklarda şişme ve ağrı meydana geliyor. Bu bize direkt kansere bağlı bir pıhtılaşma bozukluğunu gösterebiliyor.
Mutlaka önlem alınması gerekir!

Bazen buradaki pıhtıların akciğere gitmesi sonucu akciğer embolisi dediğimiz çok ciddi durumlara da yol açabiliyor. Bu yüzden tedbir erken alınmalı. Akciğer kanserinin teşhisi konmuş hastalar ameliyat esnasında, ameliyat sonrası hatta ameliyat olamayacak hastalar da dahi toplardamar tıkanıklıkları medyana gelmekte. Hastalar kanserden kaybedilmese bile toplardamar pıhtılaşmasından kaybedebiliyor. Bu pıhtılaşmalar mutlaka hekim kontrolünde medikal tedavi ile tedavi edilmektedir. Tedavi seçenekleri arasında başta kan sulandırıcılar olmak üzere ağızdan alınan ilaçlar, cilde yapılan iğne, damardan verilen kan sulandırıcılarla ve antiembolik çoraplarda kullanılmakta. Nadir durumlarda ana toplar damara filtre konulmakta.”

DOĞUM VE SPOR KADINLARI DAMAR HASTALIKLARINA KARŞI KORUYOR…



Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, kadınları damar hastalıklarına karşı koruyacak reçeteyi açıkladı. İşte alınması gereken önlemler…
Hareketli yaşam ve doğru beslenmenin olduğu kadar doğumun da kadıların damar hastalıklarına karşı korunmasında önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Dr. Kalko,” Hareketli yaşam ve spor kadınların yaşam şekli haline getirmesi gereken en önemli faaliyeti olmalı. Kadınlar menopoza kadar güvendeler. Östrojen hormonu damar sertliğine karşı kadınlarda adeta bir kalkan görevi görüyor. Kadınları koruyan bir diğer önemli etken de doğum. Doğum kadınlarda damar hastalıklarından korunma konusunda ciddi bir siper çünkü doğumla birlikte vücut yenileniyor ancak doğum sonrası kiloların mutlaka verilmesi gerekir. Çünkü biliyoruz ki, göbek çevresi yağları kalp krizi ve inmelerin en büyük tetikleyicilerinden. Ayrıca düzenli ve sağlıklı beslenme de önlem almada önemli etkenler arasında yer alıyor.” dedi.
Menopoz sonrası döneme dikkat!
Menopoz sonrası dönemde koruyucu kalkan olan östrojenin görevini yapamamaya başladığını ve özellikle damar hastalıkları açısından ciddi tehdit oluşturduğunu ifade eden Yusuf Kalko,” Bu dönemde kadınlarda kalp krizi, şah damarına bağlı felç, kontrolsüz yüksek tansiyon gibi durumlara çok sık rastlıyoruz. Bu hastalıkların seyrinin ağır ilerlemesinde en büyük etken sigara kullanımı. Günümüzde yasakların da etkisi ile gençlerde sigara kullanımının önemli ölçüde düştüğünü gözlemliyoruz ancak 70-80 kuşağı maalesef sigaradan vazgeçmiyor. Bu olumsuz alışkanlığa hareketsizlik, fazla kilo, özellikle doğum sonrası göbek çevresinin yağlanması gibi faktörler de eklendiğinde bu sefer insülin direnci artıyor. Biliyoruz ki, şeker damar sertliğini en olumsuz etkileyen nedenlerden biri. Öte yandan bazı özel durumlarda menopoz öncesi de yani genç yaşta da bazı damar hastalıklarına rastlayabiliyoruz. Bunlar Marfan sendromu ya da kolesterole bağlı çeşitli hastalıklardır. Menopoz öncesi damar hastalığı görülmüşse mutlaka bu açıdan incelenmeleri gerekir.” şeklinde konuştu.